Down Sendromu Nedir, Belirtileri Nelerdir?

Hiç kuşku yok ki gebelik dönemi kadınların ve onun içinde bulunduğu ailenin yaşamı içinde eşsiz bir olaydır. Birden fazla doğum yapmış olanlar bile her doğumun aynı olmadığını ve farklı hisler taşıdıklarını belirtir. Hayata gelecek bir bebeğin ilk haberini almak, sevinç veya endişe gibi değişik duygulara sebep olur. Özellikle Down Sendromu gibi kalıcı durumların teşhisinin konulduğu ve doğacak çocuğun hayatının bir parçası olacağını öğrendikten sonra. 

Bu durumda endişelenmek için herhangi bir sebep var mı? Kesinlikle evet! Bu endişe anne adayının doğuma kadar sağlıklı kalmasını sağlamak, sağlıklı bir doğuma hazırlanmak ve yeni aile üyenizin sağlıklı kalmasını sağlayabilmek içindir. Down sendromuyla ilgili endişe taşımaya pek gerek olduğu söylenemez. En azından sanıldığı kadar korkulu bir durum değildir. Down Sendromu ve bu sendromu taşıyan bireylerin günlük yaşamının nasıl olması gerektiğine dair bilgiyi bu yazımızda bulabilirsiniz. 

Down Sendromu Nedir ve Neden Oluşur?

Bu durumla ilgili bilinmesi gereken ilk şey, onun bir hastalık olmadığıdır. Bu yüzden sendromu kesin olarak iyileştiren bir ilaç ya da tedavi yolu yoktur. 

Sendrom, çocuğun hücrelerinin oluşumunda yalnızca iki tane görülmesi gereken 21. kromozomun üç tane meydana gelmesi ve toplamda 46 tane olması gereken kromozom sayısının 47 olması sonucunda ortaya çıkar.

Bilim insanları kromozom sayısındaki bu fazlalığın neden olabileceğini henüz kesin olarak çözemedi. Ayrıca, sendromdan kaçınmanın herhangi bir yolunun olmadığını vurgulamak da önemlidir. Bu yüzden ebeveynin davranışındaki hiçbir yanlış tutum sorunun ortaya çıkmasını olumlu ya da olumsuz biçimde etkilemez.

Down Sendromu Nasıl Teşhis Edilebilir?

Gebelik dönemindeki ultrason kontrolleri ile erkenden teşhis edilebilmesi mümkündür. Anne karnındaki bebeğin Down Sendromu derecesini ölçebilen muayene ise hamileliğin 11. ve 14. haftaları arasında belirlenebilmektedir. 

Bu ultrason muayenesi genellikle kadın doğum uzmanları tarafından talep edilir. Fakat aşağıdaki durumlardan herhangi birinin görülmesi halinde bir ön koşul haline gelir:

- Anne adayının yaşı 35 üstü olması.

- Aile bireyleri arasında Down Sendromlu bir bireyin bulunması.

- Daha önce de Down Sendromlu bir çocuğu dünyaya getirmiş olmak.

- 21. kromozom ile ilgili bir mutasyona sahip olan baba.

Doğumdan sonra bebeğin fiziksel özelliklerini gözlemleyerek de teşhis konulabilir:

- Gözlerde badem şekli (hafif kapalı ve uç tarafı yukarı doğru çekilmiş).

- Avuç içinde tek çizginin bulunması.

- Birleşik kaşlar.

- Yüzün düz olması.

- Geniş bir dil ve üst dudağın normalden daha fazla yukarı doğru genişlemesi.

- Kulakların küçük ve göz çizgisinin altında olması.

- Saç tellerindeki aşırı incelik.

- Parmakların kısa olması. 

- Baş parmakla diğer parmaklar arasındaki uzunluğun dikkat çekecek kadar 

fazla olması.

- Geniş bir boyun ve boyundaki yağ oranının fazla olması.

- Kol ve bacak kaslarının çok yumuşak olması.

- Karın bölgesinde sarkıklık.

- Göbek fıtığı (nadir de olsa görülebilir).

Tüm bunların yanında bilinmesi gereken, sadece bir doktorun doğru tanıyı koyabileceğidir.

Down Sendromlu Çocukların Günlük Bakımı Nasıl Yapılmalıdır?

Down Sendromlu çocuklar, gençler ve yetişkinler kaçınılmaz olarak fiziksel bakımdan birbirlerine benzerler. Fakat her biri kendine özgü kişilik özellikleri geliştirirler.

Farklı konularda yetenek sahibi olabilirler. Sevmek, eğlenmek ve çalışmak bunun en bilinen örnekleridir. Ayrıca okuma ve yazmayı yavaş da olsa öğrenebilirler. Bu yüzden diğer çocuklar gibi eğitime erişimlerinin engellenmesi büyük bir yanlıştır.

Bunun için yaşamının ilk aylarından itibaren entelektüel bir uyarımda bulunmak şarttır. Bunun yanında fizyoterapi, konuşma ve iletişim terapisi, hobi terapisi gibi çeşitli gelişim metotları mutlaka sağlanmalıdır.

Bu sendromu taşıyan bireylerde çeşitli sağlık sorunları sıklıkla ortaya çıkabilir. Bunlardan bazıları oldukça riskli olsa bile çoğu tedavi edilebilir:

- Kalp sorunları.

- Bağırsak anomalileri.

- Sindirim problemleri.

- Görme ya da işitme bozuklukları.

- Tiroid fonksiyonunda bozukluk.

- Çeşitli enfeksiyonlar.

- Omurga sisteminde bozukluk.

- Kan hastalıkları.

Yukarıdaki sebeplerden dolayı çocuğun doğumundan itibaren sağlığı ve tıbbi bakımı asla ihmal edilmemesi gereken, önemli hususlardır. 

Yorumlar

Bu blogdaki popüler yayınlar

Beta HCG Nedir? Hamilelik Testi Sonuçları Nasıl Yorumlanır? (2026 Rehberi)

Hamile Kalmadan Önce Yapılması Gereken 5 Temel Tıbbi Test: Sağlıklı Bir Başlangıç Rehberi